TETRA AKVARYUM
Evcil Hayvanlar Satış Merkezi
Outstanding Classic Country French
architecture, new constr w-superb quality thru-out in heart of HP. Walk to HP Village. Amenities include great flrpln, millwork, cabinetry, stonework, beamed ceilings, 2 wbfps & elevator. Outdr loggia w-wbfp & ss steel grill. Great rm, Gourmet kitchen, Library, Master w-vaulted ceilings, cvrd sitting balcony, climate controlled wine cellar, butlers pantry & 3-car garage.
AKVARYUMLAR
AYDINLATMA ÜRÜNLERİ
AKSESUARLAR
BALIK YEMLERİ
ISITICILAR
BALIK İLAÇLARI
DENİZ AKVARYUMU
HAVA MOTORLARI
YEM MAKİNALARI
FİLTRELER
SU KATKILARI
KUM VE KAYALAR
FİLTRE MALZEMELERİ
KAPLUMBAĞA AKVARYUMU
TATLI - TUZLU SU TESTLERİ
AKVARYUM BAKIMI YAPILIR..
KILIÇ KUYRUK
Genelde barışçıl ve sakin balıklar olmalarına rağmen,erkek kılıçkuyruklar ara sırada olsa agresif tavırlar gösterebilir. Bu olayın önüne geçmek için, ya bir kaç dişiyle beraber tek erkek,veya belirli erkeklerin birbirlerine düşman olmasını engelleyecek kadar geniş bir sürü şeklinde bakılmalıdır. Kılıçkuyrukların akvaryumun başka bireylerine karşı problem yaratmaları alışıldık bir olay değildir. Genelde çeşidi bol balıklarla uyumlu bir şekilde beslenebilirler.Akvarumda beslenerek bakılması kolay balıklardır. Özellikle pul yemleri severek yerler, ancak canlı yemleri de tüketeceklerdir. Tanktaki algleri de tüketen kılıçkuyruklar, en iyi performanslarını protein oranı yüksek yemlerle verebilirler.Dayanıklı ve Kolay hastalanmayan balıklar olmasına rağmen, kötü su şartlarında beyaz benek veya mantar hastalığına yakalanabilirler. Bu problem akvaryumcudan satın alınan ilaçlar ve akvaryum bakımı ve koşullarına biraz daha dikkat etmekle çözülebilir.
LEPİSTES MAVİ DESENLİ
Hareketlilikleri ,renkleri ve her zaman çokca yavru bırakmaları sayesinde bir çoğumuzun sevdiği balıklar içerisinde yer alan lepistesler bir dönem bütün akvaryum severlerin yetiştirdiği balık türlerinden olmuştur.Farklı su koşullarına kabullene bilen lepistesler daha ziyade sert suları severler. Oysaki hepimiz bugüne kadar bitkili akvaryumlarda yetiştirmeye alıştığımız lepistesleri sert suda bakmayı düşünmemiş olabiliriz. Gelişim süreci boyunca ph 7 ila 8 civarında olmalıdır. Su sertliğindeki dalgalanma lepisteslerin direncini aşagı çekerek sağlık problemleri yaşamalarına sebep olabilir. Bu nedenle sabit su sertliğini tavsiye edilir.Bir gün içinde 3 kez yemleme lepistesler için öngürülen bir ölçüdür. Verilecek yem miktarı beslenen balık adetine göre farklılaşır. Ancak tüm akvaryum balıklarında olduğu gibi 5 dk içersinde tüketecekleri miktarda yem vermeye dikkat edilmelidir.Aksi halde aşırı yemlemeden oluşan su değerlerinde oynamalar ve kirlenme balıkların sağlığınıda olumsuz yönde etkiler.
ZEBRA CİCHLİD
Kavgacı ve çok dayanıklı balıklardır. Kötü su koşulları yüksek oranda tolere edebildikleri ve kolay çogaldıkları için yeni başlayan hobiciler için uygun gibi görülselerde kavgacı yapıları hobicileri bu balıklardan uzaklaştırabilir. Albino varyasyonu da vardır. Türün saflığını gözetmek için albino türler albinolarla çiftleştirilmesi gerekir.Uygun dişi, Tek eşlidir. erkek gizlendigi zaman üreme oluşur. Dişi; bir kovuğun, testinin içine yumurtalarını bırakır. Eğer akaryumda farklı türler yoksa ise yavrularını yetiştirirler. Başka türler varsa ise yavrular kendilerini kurtaracak büyüklüğe erişemezler.Yavru ölümleri olmaması için erkek ayrı yere alınabilir.
PAPAĞAN CİCHLİD
Akvaryum içerisinde 2 farklı Amerikan Cichlidi’nin (C.synspilum ve Midas Cichlid) çiftleşmesiyle meydana gelmiştir. Davranışları ve Renkleri sebebiyle oldukça tutulan bir balık türüdür. Renklendiriciler kullanılarak yeşil ,sarı, mavi, gibi renklere büründürülmüşleri vardır. Doğada olmayan bir hibrittir. Çoğu akvaryum bilimcileri tarafından üretilmesi beslenmesi genel açıdan doğru bulunmaz.Dişiler Midas cichlidle çiftleşebilirler. Erkekler ise kısırdır. Düz yumurta bırakırlar. Erkek ve dişi yumurtalara beraber beklerler.
ATEŞ AĞIZ CİCHLİD
Cichlide başlangıç için uygun bir tür balıktır.Her canlı gibi üreme dönemi biraz agresifleşse de karma akvaryumlar için uygun bir balıktır. Büyük boyutlu Orta Amerika Cichlidleri içerisinde en barışçıl cichliddir Gökkuşağı cichlidle birlikte uygun boyutlu akvaryumlarda beslenebilir. Erkekler ara arar kavga etseler dahi kavgalar o kadar şiddetli geçmez. Akvaryumda gizlenme yerlerinin yanına, geniş yüzme yerleride yapılmalıdır.Düz yumurta bırakırlar. Eş tutan balıklar akvaryumun bir kenarına yuva kurarlar. Tek eşlidir. Dişi 500 kadar yumurta üretir. Dişi ve erkek beraber yumurtalara bakarlar. Ağız çevreleri kıpkırmızı dır. Çiftleşme sırasında adlarının hakkını verirler. Dişi erkek birbirlerine kur yaparken bu renkler daha da güzel bir hal alır.Dişiler erkeklere göre daha küçük ve renksiz görünürler. Erkeklerin alt ve üst yügeçleri daha farklı ve büyüktür.
ASTRONOT BALIĞI
Astronotlar büyük boyutlara ulaşabilen, gösterişli, avcı balıklardır. Özellikle küçükken oldukça hareketlilerdir. Astronotların bir diğer özelliği ise çok akıllı olmalarıdır, alışınca zıplayıp su üstünden yemi elinizden alabilirler. Bu balıkları küçük akvaryumda beslemek balıklar için yapılabilecek en büyük yanlıştır, hızlı büyüdüklerinden küçük akvaryum onlara yetmeyecektir. Yutabileceği boydaki balıklara karşı tehlikelidir. Çeşitli renk varyasyonları vardır. Resimlerde sırasıyla: Tiger Astronot, Red Astronot, Albino Astronot ve Zebra Astronot görülmektedir.Düz kayalık gibi yüzeylere, yumurta bırakırlar. Üretilmesi geniş akvaryumlarda yapılması mümkündür. Dişi ve erkeği ayırmak zor olduğundan 8 ila 10′dan oluşan bir grup alınıp eş tutmuş balıkları ayırarak çagaltıla bilinir.Cinsiyet ayrımı yapılaması zordur. Ancak üreme zamanlarında tüp çıkaran balıkların tüplerine bakarak anlaşıla bilir. Dişinin üreme tüpü oval ve geniş uçlu, erkeğinki ise dişinikine göre daha dar ve sivri uçludur. Erkekler dişilere oranla daha çabuk gelişirler.
YUNUS CİCHLİD
“Yunus Ciklet Balığı” Malawi Gölünde az bulunan bir balık türüdür ve çok fazla bir dağılım alanı olmamasına rağmen pek çok ihracatçılar bu balığı ihrac edebilmek için MALOMBE veLUMBAULO’ye gelir.Ciklet Balığı Çeşitleri bu balık ilk olarak 1968 yılında ihracat alanına girmiştir.Şuan ise yunuslar Ciklet Balığı Çeşitleri akvaryum hobisinin tanınan bir balık türü haline gelmiştir. Yunuslar yırtıcı ve mikro hayvan olarak sınıflandılırır ve genelde sakin bir hal içerisindedirler.Malawi gölünün en fazla güneybatı ve güney kısımlarında çok derin olmayan 3 ila 10 metrelik dibi kumluk olan sahil bölgelerinde yaşamaktadır.Boyları yaklaşık 25 cm (santim)kadar gelişirler.Erkeklerde yaş ilerledikçe kafa meydana çıkar.Çiftleşme zamanlarında biraz agrasif olabilirler.Dişiler 20 ila 90 adet yumurtayı 18 ila 21 gün ağızda kuluçka oluşturulması için tutarlar. Erkek dişi oranının 1/2 olmasına dikkat edilmelidr.
YAŞAYAN KAYA BALIĞI
Akvaryum içerisinde küçük balıklarınız,yavru veya genç balıklarınız ile birlikte aynı ortamda olması gereken bir balık türüdür. Boyları 25cm (santim’e) kadar varabilen bu türler akvaryum ortamlarında çok daha büyük boylara varabilirler. Dişileri erkeklere oranda daha kibar ve küçük boyludurlar.Renkleri kahverengimsi ve beyazın karışık olduğu kamuflaj şekildedir. Erkeklerin kamuflajı çok az maviden kahverengiye dönüşen ve beyazla karışık renklerdedir.Dişiler maksimum 100 adet yumutrayı 28 gün ağızda kuluçka oluşturumak için tutarlar.
YAPRAK CİCHLİD
Erkekler son derece güzel parlak mavi renkte olup, sırt yüzgeçlerine kırmızı renkte lekeler vardır. Dişiler gri renktedir. Alt yüzgeçleri ise kırmızıdır. Balığın yüksekliği 7,5 cm (santim)civarındadır. Hem dişilerde Hem erkek de dişilerde olgunluğa erişene kadar uzun burunlarından başlayıp kuykuklarına kadar devam eden çizgiler mevcuttur. Bu çizgiler balıkların küçükken sazlar içerisinde kolayca kamufle olmasına neden olur.Dişiler büyük ağızları olmalarının sayesinde 200 ila 250 adet yumurtaya kadar ağzında kuluçka oluştura bilirler.
SARI İMPARATOR CİCHLİD
Doğada çoğunluklu olarak omurgasızlar ve küçük balıklar tüketirler. Bu balıkları kaliteli granül ve bitkisel stick yemlerin kombinasyonuyla başarıyla büyütebilirsiniz. Arada karides veya küçük balıklar yadirelebilir. En canlı renkleri oluşturabilmenin yolu beslenme kadar su kaliteside önelidir. Yükselen nitrat oranı renklerin solmasına neden olur. Su değişimleri ile renklerdeki canlılık sağlanır. Dişiler ise donuk gri-yeşil -bej tonlarını taşırlar.Erkekleri sarı renk olurlar ve türün her renklerini çok güzel bir biçimde sergilerler.Dişiler genelde 25 adet yumurtayı ağızda kuluçka oluştururlar.
MAVİ PRENSES CİCHLİD
Sektörde az rastlanan bir balık türüdür.Özellikle Sarı Prenses’e alışmış bireylare oldukça ilginç gelir.Benzer alt grupta olmasına karşı (Mbuna) aynı cins değildir. Mavi Prensesler Sarı Prenseslere göre daha agresiflerdir ve tamamen otçuldur.Erkeklerdeki anal yüzgeçte, yumurta noktası daha çoktur. Ayrıca ventral yüzgeçleri dişilere oranda daha uzundur.Dişiler ağızda kuluçka oluştururlar. Erkek dişi ortalama 1/5 olması gerekir.
AHLİ CİCHLİD
Erkek ahliler bir birleriyle sık sık kavga ederler. Bir erkek, yavru dahi olsa öbür erkeği hoş görmez. Kavganın sona ermesi için balıklardan birinin pes etmesi ve metalik mavi rengini kaybedip, dişinin rengini almasının görünmesi gerekir. Bu özellik sebebiyle baskın erkek balığın bulunduğu akvaryumlarda bazı erkek balıklar uzun zaman dişi sanılarak beslenebilir.Dişiler ortalama (20 gün) ağızda kuluçka oluştururlar. Erkek dişi oranının 1/5 olması gerekmektedir.
SARI PRENSES
En gözde balıklardan biridir. Hareketli üremesi kolay,renkli, kötü şartlara toleresi yüksek oranda olan bir balik türüdür. Akvaryumda dekor olarak kayalarla mağaralar dizayn edilmelidir. Erkeklerin ağzı kur yaparken siyah ile mor ğibi bir renk alır.Özellikle erkeklerin pelvic ,dorsal ve anal yüzgeçlerinde geniş siyah bir hattın var olması erkek balık olduğunu göstersede kesin ayrım için anüs ve ventral açıklığa bakılmalıdır. Ventral ve Anüs açıklık aynı oranda ise erkektir. Eğer ventral açıklık anüsten farklı büyüklükte ise de dişidir.Dişiler ortalama 20 gün ağızda kuluçka oluştururlar. Dişi ve Erkek oranının 1/5 olması gerekir.
YILAN CİCHLİD
Üreme : Bu tür yumurtalarını akvaryumdaki çeşitli kovuklara bırakır.Bu nedenle kayalık girintili çıkıntılı dekorlar tercih edilmelidir.
Bakım Özelliği : Akvaryumda kendine bir alan belirler ve orayı ölümü pahasına korur.Bu türün er sahiplenmesi oldukça ünlüdür. Bu sebeple karma akvaryumlarda beslenmelidir.Erkek balık oranı akvaryum çok büyük değil ise 1 tane olmalıdır.Bakılacağı akvaryum son derece kayalık biçimde dizayn edilmelidir.
OCELLATUS CİLCHİD
Bakım Özelliği :
Ocellatuslar boş salyangoz kabuklarının bulunduğu akvaryumlarda yetiştirilmelidir çünkü yavrularını bu salyangoz kabuklarının içinde bakıp ,büyütürler.
BRİCHARDİ CİCHLİD
Cinsiyet Ayrımı: Cinsiyetlerini ayrıştırmak güç olsada erkeklerin yüzgeçleri daha farklı ve uzundur.
Tür Hakkında: Brichardi tanganyikalar içerisinde en kolay yavru türeten balık türlerinden biridir. Tek problem eş tutan balıklara sahip olmanız gerekmektedir. Bunun yüzden küçük boyda çok balık alınarak balıkların büyürken eş tutmalarını imkan sağlamaktır.
Bölgeci bir balık türüdür, eş edindikten sonra bir bölgeyi sahiplenirler ve diğer balıklarıbu bölgeye sokmazlar.
Brikardi Üremesi: Dişinin kayalar arasına, dehlizlere yumurtladığı yumurtalar erkek dölledikten sonra birkaç gün içinde çatlarlar ve 5 ila 6 gün içerisinde yavrular rahatlıkla yüzmeye başlarlar. Brikardi yavrularını kollar ve gözetir.
KENDALLİ CİCHLİD
Anavatanı: Tanganika Gölü’nde kıyıdaki bölgelerindeki kayalıklardada yaşamaktadırlar.
Üreme : Yumurtaları kayalık bölgelere bırakarak loş ışıkta onları koruma altına alırlar.Bu sebeple türetilmek isteniyorsa akvaryumdaki aydınlatma yüksek valtlı olması sağlanmalıdır.
Bakım Özelliği: Agresif ve oldukça saldırgan balık türüdür.Geliştiklerinde geniş yüzme alanı gerekir bu sebeple yüksek hacimli akvaryumlarda tek tür olarak bakılması uygun görülür.Kayalık dekorasyon ve hafif bir ışıklandırma bu türlerin doğal ortamı için uygun görülür.
SİYAH CALVUS CİCHLİD
Akvaryum Tipi:Olgunluğa erişenleri agresif bu sebeple sakin balık türleriyle bakılmalıdır.
Üreme: Çoğalmaları için hazır bir çift olması gerekir.Akvaryumda bulundurulacak dehlizler ve salyongoz kabukları üreme için mutlaka gereklidir.Yumurtalarını bu dahlizlere veya kabuklara saklarlar.Dişi calvus erkeğin ulaşamayacağı bir yere yumurtaları bırakır,erkek bu alanın girişinde spermleri bırakır ve dişi ile erkek spermleri yumurtalara doğru yönlendirirler.Genelde yumurtlama izlenemez,sakin bir zamanda gizli bir şekilde yumurtlarlar.
Yumurtalar 10 gün sonra kırılırlar ve yavrular ondan sonraki 5 gün içerisinde kendi başlarına yüzemezler.15. günden sonra yavrular kendi başlarına yüzmeye başlarlar.Bu dönemden sonra baba ve anne ayrı bir tanka koyulursa yavrular yenmekten kurtulacaktır.Yetişkin bir dişi 200 yumurta üretirken genç dişiler 60 ila 70 arası yumurtlama yaptıkları gözlemlenir.
TAGANYİKA PALYAÇOSU
Üreme: Ağızda kuluçka oluştururlar.İlk 15 gün anne yumurtalarını ağzında taşır. Ardından babaya bırakır.Baba 15 gün taşır.
Bakımı: Akvaryumun bir tarafını kayalık olmalıdır.Koloni türü balıklar olduğu için en az 6 lı gruplar şeklinde bakılmalıdır.Otçul beslenen bu balıklar genellikle spiriluna katılmış yemlerle beslenmelidir.
LİMON CİCHLİD
Üreme: 100 ila 200 Yumurtayı Kovuklara yaparlar.
Bakım Özellikleri: Tüm Tanganyika türlerinde olduğu gibi kayalık ortamları severler.Ancak Limon Cikletleri aynı zamanda bitkilerede zarar vermez.Bu açıdan diğer akrabalarından ayrılır.Kolay yavru yapan bir tür balıklardır.
LEPTOSAMA CİCHLİD
Genel Bilgi: Cyprichromis cinsinden gelen bu tür, Tanganyika gölünün renk ve davranış bakımından en şirin balıklarındandır. Tanganyika gölünün tüm bölümlerinde bulunmalarıyla birlikte bir çok farklı varyosyanları da vardır. Bu durum aynı habitat içersinde farklı türlerin birarada yaşamasından kaynaklanmaktadir. Cyprichromis’ler normalde barışçıl balıklar olarak bilinmektedirler. Binlere varan gruplar halinde yaşayan bu balıklar küçük gruplar halinde de yaşayabilmektedirler. Dişiler genelde soluk, erkekler de ise göz kamaştırıcı renkler gözlenir.
TANGANYİKA CİCHLİD
Tanganyika gölünün ortalama 40 metre derinliklerinde yaşayan Frontosalar akvaryumların en pahalı ve degerli balık türüdür. Gölden tutulurken vurgun yememeleri için kademeli tutulma işlemi yapılmakta ve yüzeye çıkarılasıya kadar her 10 metrede birkaç gün tutulmalıdır.Bu işlemi yapmak maliyetli olduğu için balığın değerinide arttırmaktadır.
Pek çok alt türü mevcuttur.Bunların en yaygın olanları Kigoma, Brundi, Zaire, Zambia, Kavala, Karliani ve Mpimbwe dir.
Saklanmayı seven ,sakin yaradılışlı balıklardır.Kendilerinden küçük balık türlerine yem gibi davranırlar.Tangayika gölünün uygun ortamı oluşturulmazsa balıkları akvaryumda görmek oldukça güçtür.Bu sebeple büyük,loş ve kayaları çok bir akvaryum oluşturulmalıdır,taban malzemesi olarakta Tanganyika gölünün siyah ve kahverengi zemini gibi uygulanmalaıdır.
Tanganyikaların mavili beyazlı gövdeleri üzerinde 6 siyah bantları mevcuttur.Sadece Kigomaların 7 bantı vardır.3 yaşını geçen Frontosa erkeğinini başının üst tarafında bir çıkıntı gelişmeye başlar.Hörgüce andıran bu çıkıntı aslında bir yağ bezesidir.
Frontosaları sağlıklı bir biçimde yavru almak ve bakmak için Tanganyika gölünün görüntüsü ve su şartları taklit edilmelidir.Gereken ortam oluşturulduğunda sağlıklı frontosa yavru üretecektir.Bütün cichlid türlerinde var olan gibi frontosa akvaryumlarındada su değerlerini azaltarak mangrov ve lav kayası kütüğü uygulanmalıdır.
Akvaryum bitkilendirilmek gerekirse kalın yapraklı bitkiler kullanılmalıdır.
Beslenmelerinde genelde protein ağırlıklı olmasına dikkat etmek gerekir.Beslenmenin sağlıklı olmasını istiyorsak haftada 2 kere yem değişikliği yapılmalı ve fazla yem verilmemelidir.
PİLATİ BALIĞI
Beslenme: Kaliteli ve kuru yemler, akvaryumun içerisinde meydana gelen yosunlar.
Davranış:Kendi türlerine,aynı zamanda başka türlere karşı barışçıl bir balık türüdür.
Cinsiyet Ayrımı: Cinsiyet ayrımını erkeklerin karın bölgesinde olan gonopod organı ve dişilerde olan üçgen yüzgeç sebebi ile tespit edebiliriz.
Üreme: 3 ile 4 aya erişmişken üremeye hazır duruma gelirler. Canlı doğum meydana getirirler. Yetişkin olan bir plati her ay maksimum 20 yavru doğurur. Erkekler devamlı dişilerin arkasında gezer. Dişilerin hamile olduğu, karınlarında oluşan şişlikten ve arka kısımdaki siyahlıktan anlaşılır. Arka kısımları simsiyah olmuş ise doğum yakında olacak demektir.
MOLİ BALIĞI
Beslenme: Moliler, yemleme konusunda problem oluşturmasada ağırlıklı olarak bitkisel beslenmelidir. Tubifex türü yemler asla verilmemelidir.
Davranış: Üreme zamanlarında hafif çatışmalar olaşabilinse de barışçıl bir balık türüdür.
Üreme: 5 ile 6 aylık olduklarında üremeye hazır duruma gelirler. Canlı doğum yaparlar. Ortalama 45 günde bir dogururlar, 20 ile 50 cavarında yavru dogururlar. özellikle kendi yavrularına zarar vermezler. Bunun için, akvaryumda başka balık çeşitleri yoksa ise doğum ana akvaryum içinde oluşturulabilir.
Cinsiyet Ayrımı: Erkeklerde gonopod vardır dişilerde ise bulunmaz.
Tür Hakkında:Özellikle ısı farklılıklarına karşı çok duyarlıdırlar. Kolayca mantar hastalığı oluşa bilir. Bulundukları akvaryuma 10 litreye 1 çay kaşığı kadar tuzu(kaya tuzu) eklemekte fayda vardır.
VELİFERA BALIĞI
Davranış: Diğer çeşitlere göre orta derecede agresif olmasına rağmen velifera erkekleri birbirlerine karşı aynı durumda sakin tavırlar sergilemezler. Akvaryumda tek 1 erkek velifera olması önerilir.
Cinsiyet Ayrımı: Erkekler daha fazla renklidir ve yelken gibi fazlasıyla gösterişli sırt yüzgeçlerine sahiptirler. Erkeklerde gonopod mevcut iken dişilerde bulunmaz.
Üreme: 6 aya ulaştıklarında üremeye hazır hale gelirler. Canlı doğum oluştururlar. Dişiler ortalama 2 ayda bir 10 ile 50 civarında yavru meydana getirir. Yavruları oldukça büyüktür. Kendi yavrularına zarar vermezler.Olduğu akvaryumda başka türden balıklar yoksa ise doğum yapmak üzere olan dişiyi başka bir yere ayırmaya gerek kalmaz.
LEPİSTES BALIĞI
Beslenme: Beslenme konusunda sorun çıkarmazlar. Genelde bitkisel beslenmeleri daha uygun görülür.
Cinsiyet Ayrımı: Dişiler daha iri’dir. Erkeklerin arka yüzgeci gösterişli ve daha geniştir. Erkekleri ince yapılı ve çok renkli dişileri yaşil ve mavi renkli veya renksiz ve daha gösterişlidir. Erkeklerde olan gonopod dişilerde mevcut degildir.
Üreme: Balıklar 3 aya ulaştıklarında cinsel olgunluğa ererler. Üremek için özel şartlara gerek yoktur. Canlı doğururlar.Erkekler 2, dişiler 3 aylıkken üremeye hazır hale gelirse de balığın sağlığı açısından 4 ile 5 aylık olmadan önce erkek ve dişi balıklar ayrı akvaryumlarda olması faydalıdır. Nedeni ise küçük yaşta üremeye başladıklarında balığın (dişi balık) vücudunda kalıcı deformasyonlar meydana gelebilir.
ÜÇ NOKTALI GURAMİ
Beslenme: Otçul aynı zamanda etçildirler. Beslenme açısından sorun oluşturmazlar.
Cinsiyet Ayrımı: Erkekler daha yapılı ve uzun olan sırt yüzgeçlerinden kolaylıkla ayrıştırılabilir. Ayrıca erkeklerin üst yüzgecindeki nokta sayısı daha çoktur.
Üreme: 7 ila 8 cm. (santim)boyuna ulaşmalarından sonra yumurta üretebilir. Üreme zamanında erkeğin rengi koyu maviye olur. Dişilerde de ise renk dahada koyulaşır ve üreme zamanında daha canlı bir görünüm alır. Erkek su üstüne köpük yapar. Erkeğin yaptığı yuvanın hemen altında çiftleşirler. Dişi, bir seferde 1000′e yakın yumurta bırakabilir. Yumurtlamadan sonra dişi hemen çıkarılmalıdır. Yavrular serbest şekilde yüzmeye başlayınca erkek de akvaryumdan alınmalıdır.
ÖPÜŞEN GURAMİ
Cinsiyet Ayrımı: Cinsiyetini ayırt etmek oldukça güçtür. Dişilerin karnı üreme döneminde belirgin bir şekilde şişer.
Üreme: Diğer türde olan labirentliler gibi su üstüne köpükten yuva yapmazlar. Sayısı 1000 e veran yumurta dökebilme olanakları vardır. Yumurtladıktan sonra yavrularyla ilgilenmezler.Bu için öpüşen guramiler yumurtlamadan sonra farklı bir akvaryuma alınmalıdır.
Tür Hakkında: Ağız ağıza vererek öpüşmeye benzeyen hareketler yaptıkları için öpüşen gromi adı verilmiştir. Öpüşmelerinin nedeni ise net olarak bilinmemekle birlikte güç gösterisi olduğu düşünülebilir.
İNCİ GURAMİ
Beslenme: Yem açısından pek hassas davranmazlar. Her çeşit akvaryum yemini severek yerler. Hem otçul hem etçil beslenirler.
Davranış: Hemde başka türlere karşı hem kendi türlerine iyi anlaşan bir balıktır.
Cinsiyet Ayrımı: Erkek balıkların boğaz bölümünde turuncu bir renk vardır. Özellikle yumurtlayackalrı dönemde dişinin karnının şişkin bir durum geldiği gözlenir. Ayrıca erkekte sırt yüzgeci dişininkine göre daha noktalı ve daha uzundur. Dişininki ise kısa ve uç kısmı biraz yavarlaktır.
Üreme: İyi beslendikleri ve bakıldıkları takdirde 10 ila 12 aylık iken cinsi olgunluğa ulaşırlar ve yavru üretebilir. Yumurtlama su yüzeyinde köpükten yuva içine bırakılır. 200 ila 300 arası yumurta yaparlar.
CÜCE GURAMİ
Cinsiyet Ayrımı: Erkeğin vücudu dişiye göre daha renkli ve parlaktır. Dişiler erkege oranla daha soluk renklidirler.
Üreme: Yumurtlama su yüzeyinde köpükten yuva içerisine bırakılır. Eğer dibe inen yumurta olur ise erkek hemen bunu ağzı ile toplar ve köpük içine dizer. Yumurtlama bitince dişi akvaryumdan alınır ve erkek yalnız bırakılır. Bir yumurtlamada 100 ila 125 yumurta yapabilir.
Genel Bilgi: Gromi türleri içinde en küçük boylu olan türdendir. Diğer türlere göre barışçılladır. Kendi türleri arasında erkeklerle kovalamacalar yaşansada birbirlerine çok zarar vermezler.
BETA BALIĞI
Beslenme: Beslenmelerinde seçiçi olmazlar, canlı veya kuru yemler ile beslenebilirler. Etçil ağırlıklı beslenen balık türüdür.
Davranış: Diğer türlere göre orta denecek durumda agresiftirler. Çok sayıda dişi beta yaterince büyük bir akvaryumda bakılabilirken sadece bir erkek aynı akvaryuma konulabilir.Buna neden ise erkek bettaların hemcinsine karşı son derece acımasız ve saldırgan olmalarıdır. Aynı akvaryuma bırakılan erkek bettalar kısa bir zaman içerisinde birbirlerini bulur ve acımasızca birbirlerini yıpratırlar. Kavgayı kaybeden devamlı diğeri tarafından kovalanarak yıpratılıp kısa bir zaman sonra ölecektir. Erkek betaların hemcinslerine karşı ne kadar agresif olduklarını, erkek betanıza ayna tutarak test edebilirsiniz. Tepkisi ise solunğaç ve kuyruğunun açıldığını ve saldırıya hazırlandığını göreceksiniz.
Cinsiyet Ayrımı: Erkekler daha renklidir ve daha uzun yüzgeçleri vardır.
Üreme: Erkek suyun üzerine köpükten yuva yapar. Çiftleşme esnasında dişi burnu ile erkeğin gövdesinin orta kısmına doğru hafif hafif dokunur. Bu dokunuşlar esnasında erkek at nalı şeklinde dişiye sarılarak onun yumurt lamasını sağlar. Oluşumdan sonra erkek dibe dogru gitmekte olan yumurtaları aceleyle toplar ve köpük yuvaya bırakır. Dişi yumurtlamasını sonlandırdığında aceleyle erkekten uzaklaşır ve akvaryumun diğer ucuna doğru gider. Dişi bu hareketini müteakip akvaryumdan alınmalıdır. Aksi halde yumurtaları koruma amacıyla hareket eden erkek dişiyi öldürecektir. Akvaryumda yalnız kalan erkek yumurtalara özenle sahip çıkar,yere düşenleri toparlayarak tekrar köpük yuvaya bırakır. Yavrular 24 ila 36 saatte yumurtadan çıkarlar. Böylece beta balığı üretimi gerçekleşir. Yavruların yumurtadan çıktıktan sonraki gün artık erkek de akvaryumdan alınmalıdır. Aksi halde bir ila iki gün daha yuvadan çıkan yavruları toplamaya ve yuvaya bırakmaya devam edecek daha sonra ise onları yiyecektir. Erkeğin akvaryumdan çıkartılmasından sonra akvaryuma hava taşı ile çok az oranda ve yavaşça hava verilmelidir.
Genel Bilgi: Fazla akıntı olan suları sevmezler. Durgun olan suları tercih ederler. Yavrular ilk günlerinde serbest oksijeni kullanmazlar ve solungaç solunumu yaparlar. Üçüncü haftadan sonra labirent organları büyümeye başlar ve büyüme oranına göre 20 ila 25 günlük olduklarında ilk serbest oksijenlerini solumaya başlarlar.
CENNET BALIĞI
Beslenme: Otçul aynı zamanda etçildirler. Beslenmeleri sorun olmaz. Kuru yem ve yosunlarla beslenirler.Arada bir canlı yem verilmesi uygun görülür.
Davranış: Diğer tür balıklarla çok uyumlu ve iyi bir şekilde yaşayabilir. fakat erkekler geliştikçe agresifleşebilr ve özellikle aynı cinse karşı saldırgan davranışlarda bulunurlar.
Cinsiyet Ayrımı: Erkekler daha uzun yüzgeçleri ve daha parlak renkleri ile ayırt edilebilirler. Özellikle üreme süresinde üzerindeki benekler kızıllaşır. Mavi yerler koyulaşır. Üreme zamanında dişiler daha donuktur ve sadece kırmızı bantlara vardır.
Üreme: 5 ila 6 cm. (santim)boya gelincedogurabilirler. Su yüzeyinde erkek balık köpük yuva yaparlar ve bu yuvaya dişinin yumurtladığı yaklaşık 500 ila 1000 arasındaki yumurtayı yerleştirir.
KAKADU PAPAĞANI
Yaşam Alanları; Ana tür olarak geçen Cacatua sulphurea sulphurea, Büyük Sundain Celebes adasında ve ona yakın duran Güneydoğu kısmındaki Butung adasında yerleşiktir.
Üreme şekilleri; Her ne kadar Aralık ayında üredikleri bilinse de, asıl üreme dönemleri Eylül ve Ekim aylarındadır.
Kuluçkaları; 3 – 4 yumurta yapar. Kuluçka süreleri ise yaklaşık 24 gündür.
Yavrular 60 ila 65 gün içinde uçmaya başlasalar bile, anne ve baba bakımından bunu takip eden 3 veya 4 hafta içinde bağımsız kalırlar.
Görünümleri; Yaklaşık 33 cm ebatları vardır. Yaşam süreleri 40 – 60 yıl olarak bilinir. Erkek ve dişi dış görünüş olarak aynıdırlar. Ana renkleri beyazdır ama hafif sarımsı tonlarda mevcuttur. Yanakta (kulak kısmında) sarı benleri vardır. Kafa üstlerindeki ibikleri (şapkaları) içte limon sarısı ama yatık olduğunda dış tüylerinde beyazdır. Ayaklarının üstünde ki paça kısımları karın altında ufak bir kısım ve kuyruk altında ufak bir kısımda da yine sarı tonlu tüyler olabilir.
Büyük koyu gri siyaha yakın bir gagaları vardır.
Göz çevreleri çıplak tüysüz ve beyaz halkalıdır. Dişi ve erkeği ayırmak göz renginden mümkün olur. Erkeklerde göz irisi siyaha yakın koyu-kahverenginde, dişilerde ise daha çok kızıl-kahverengindedir.Yavru ve genç kuşları ise daha soluk olan sarı tonlarının ki- bu sarı tonlar yaklaşık 4 yaşına geldiklerinde netleşir- koyu gri göz renklerinden anlamak mümkün olur. Dişi olan yavru ve gençlerde göz rengi 2. yaşına girdiğinde soluk sarı olup sonrasında kızıl-kahverengine döner.
Evcil olarak; Tercih edilen kakadu türleri arasındadırlar. Çok yetenekli ve öğrenme kabililyetleri iyi düzeyde olan bir türdür. Çok kolay evcilleşen insana yakın türlerdir ve kolay öğrenirler özellikle sesleri taklit edebildikleri gibi kelimeleri de taklit etme özellikleri vardır.
Çok oyuncu ve meraklı bir türdür yeni objelere karşı ilk anlarda ürkek yaklaşımları olsa da daha sonrasında bunları zaman içinde benimseyip kabullenme özelliği de vardır.
ARA ( MACAW ) PAPAĞANI
Yaşam alanları; Yaklaşık 100 ün biraz altında geriye kalmış olan üyeleri ile, küçük bir bölge ve düzlük alan olan Beni/ Bolivya bölgesinde serbestçe yaşamaktadırlar.
Genel tanımı; Yaklaşık 75 cm. ebatları vardır. Erkek ve dişisi aynı renkte olur ve bunları çıplak gözle ilk bakışta ayırt etmek zordur. Üst kısımları alından başlayarak kuyruk ucuna kadar mavi renktedir. Alın üstündeki mavi tonda hafif yeşilimsi bir renk dalgası vardır. Göz çevresi, yanak kısmı ve burun üstü ise tüysüz beyaz renkte olup, ince hatlar şeklinde mavi tüycüklerle kaplıdır. Yanak altından başlayan ve boyun altına doğru önlük takmış gibi bir hava veren mavi tüyleri vardır. Bunun dışında kalan tüyler ise, portakala yakın bir sarı tondadır. Uçucu kanatları ve kuyruk kısmı da, yine mavi tonda olur. Kuyruk altı ise yine portakalımsı sarı tondadır.
Göz irisi sarımsı, ayakları da siyahımsı koyu-kahve tondadır. Gagası ise komple siyahtır. Yavru ve genç kuşlarda da renkler aynıdır. Yalnız tek fark edilen yanları, yanak kısımlarının daha koyu renkte olması ve gözlerinin irisi kahvemsi tonda olmasıdır.
Beslenme şekli; Doğal ortamındaki yaşam şekli hakkında elde çok fazla veri bulunmamaktadır. Sürekli yem arayışında oldukları ve palmiye ağaçlarının fındıkları ile beslendikleri bilinir. Sürü geleneğinde yaşayan bir türdür.
Kuluçka döneminin dışında Ara ararauna ile beraber büyük ortak guruplar oluştururlar. Bu 2 tür arasında ise genel olarak bakıldığında bir çok yönden benzerlikler görülür.
Üreme şekli; Aslında bu yönden de, yine Ara ararauna ile hemen hemen aynı özelliklere sahiptirler. Doğal yaşam alanlarının güney kesimlerinde, kuluçka dönemleri Kasım ayında başlarken, daha kuzeyde olan bölgelerde bu dönem 1- 2 hafta sonrasında başlar.
Yuvalarını bataklık bölgelerden seçtikleri palmiye ağaçlarını oyarak yaparlar. Her kuluçkada en fazla 3 yumurtaları olur.
Kuluçka süreleri 28 gün civarındadır. 90 gün içinde yavrular uçmayı öğrenip, bunu takip eden 12 hafta içinde de ailelerinden bağımsız hale gelirler.
SULTAN PAPAĞANI
Yaşam alanları – Genel davranışlar:Sultanlar sürü halinde yaşayan türlerdendir. Bu sürüler o kadar büyüktür ki, gökyüzünü karatacak kadar geniş alan kaplarlar. Tohumla beslenen türler olduklarından, yiyecek arayışı içinde genelde sürü halinde yaşamak tipik bir davranış bicimidir. Sultanlarda bu şekilde Avustralya’nın yeşil alanlarında yiyeceklerini ararlar.Yiyeceğin bol olduğu bir yerde sürü yumurtlamak amaçlı geçici konaklar. Sultanlar en iyi yumurtlama yeri için kesintisiz kavga halindedirler. Kavgayı en iyi uyku köşesini kapmak içinde yaparlar. Yalnız şu bir gerçek ki, açık alanda yapılan kavgalar kafes veya salmalarda olduğundan çok daha sakin geçiyor ki bu tür yerlerde sadece eş arayışı bile çok sert gaga darbeleriyle yapılan kavgaların çıkmasına sebep oluyor. Geniş sürülerde sayının fazla olmasından dolayı sağlıklı bir hiyerarşi oluşması imkânsız olduğu için böyle baskın çıkmalarda oluşmamaktadır.Sultanlar kendi aralarında hafif dostluklar da kurarlar Hem cinsleriyle tipik davranış biçimleri sergilerler. Örneğin kafa kaşıma, öpüşme, sokulma vb gibi. Diğer erkeklerle yapılan bu davranış değiş tokuşu, onlara hem örnek almaları açısından, hem de çiftleşmelerinde gerekli olan tohum bezelerinin aktifleşmesi açısından önemlidir.
Sultanlar çok sosyal hayvanlardır ve mutlu olabilmeleri için mutlaka türdeşlerinin varlığına ihtiyaç duyarlar.Genelde sultanlar monogam (tek eşli) canlılardır.Sultanların Avustralya’nın geniş alanlarından oluşan doğal ortamları çok zorludur. Yaşam ortamları yarı çöller, stepler, çalılıklardan ve açık okalüptüs ormalarından oluşur. Yağmur zamanlarında buralar onlara yumurtlamak için oyuklar sunarlar.Yağmur zamanlarına denk gelen yumurtlama süresi dışında sultanlar, tam bir göçebe hayatı yaşarlar. Çünkü yaşadıkları iklim dolayısıyla yiyecek kısıtlı olduğundan, kısaca sürekli yemeğinin peşinde koşarak zamanlarını geçirirler.Yemekleri sürü halinde yenir. Koloni şeklinde yaşam tarzı gereği bu durum sosyal konumu güçlendirdiği gibi, çiftleşmek için gerekli ortamı da sağlar. Böylelikle en iyi gıda iklim değişmeden bolca alınmış olur. Kalabalık olmalarının bir yararı da, düşmanlardan daha rahat korunmalarını sağlamaktadır
GRİ PAPAĞANLAR
Gri papağanlar; papağan gurubu içinde her zaman zekâları, konuşma yetenekleri ve bunu mantıklı kullanabilme yönleri ile en çok tercih edilen arasına girmiştir. Görüntüleri birçok papağan türüne göre daha sade olmasına rağmen, bu yetenekleri insanı her zaman şaşırtan boyutlarda olmuştur. Gri papağanlar diğer türlere kıyasla daha meraklı ama bir o kadar da kuşkucu ve zor güvenen bir papağan cinsidir. Daha hassas canlılar oldukları içinde diğerlerinde seyrek görülen birçok sorun grilerde daha sık karşımıza çıkar. Bunların başında da en çok bilinen davranış bozukluğu olan tüy yolma vardır ki; bu konu birçok papağan sahibinin korkulu rüyasıdır.Ama biz bu gün bu konuya değinmeden yüzeysel geçip daha çok gri papağanların kendi arasında oluşturduğu 3 türden ve bunların farklılıklarından bahsetmek istiyoruz. Eminim okuyanlar 3 tür yazılmasını hata sanacaktır fakat gri papağanlar; yani yaygın ve bilinen diğer isimleri ile jakolar 3 tür olarak sıralanır.
1. tür;Bunların en çok bilineni ve herkesin tercih ettiği dominant denilen formda olan Kongo jakolardır (Psittacus erithacus erithacus). Ebatları 32–35 cm (bölgesel olarak bazen 38 cm olanları da görmek mümkündür) ve ortalama 400–490 gram oluyorlar.
2. tür; dediğimiz Ghana veya Principes (Psittacus erithacus princeps ) adalarından geldiğinden bu adı alır bunlar kongolardan aslında görünüm olarak çok farklı olmamakla beraber bölgesel ton farkları (daha koyu olmaları gibi) ve ebatlarının daha (31 cm ortalama ve 350 – 450 gr arasında ) ufak olmasıyla ayrılan jakolardır. Bir çok kişi kongo aldığında aslında 2. tür olan Ghanaya sahip olduğunun farkına varmaz bile… Ancak tesadüfen bir kongo ile yan yana geldiğinde bu durum fark edilir. Çünkü Ghanalar, kongolarla yan yana durduklarında onlara kıyasla daha narin ve minyon görünürler.
3.tür; yıllarca Kongoların (psittacus erithacus timneh) jakolardır. Ebatları 30 cm 290 – 350 gr arasında olan timnehler, kongolara göre daha koyu gridirler ve kanat üstleri hafif kahve tonuna dönük bir renkte olur. Ayrıca gaga renkleri (gaga üstü) kemik bej tondadır. Kongolarda kırmızı olan kuyruklar bunlarda pas renginde, bordoya çalan bir tondadır . Bundan sebep zaten bunlara halk arasında bordo kuyruk da denir. Kongoların ihtişamı ile kıyaslandığında timnehler çok daha minyon olan ebatları ile dikkat çekerler.
AMAZON PAPAĞANLARI
Genel Bilgiler: Amazon papağanları yaklaşık olarak bilinen 26- 28 türü ile Amerika kıtası papağan gurupları içinde en büyüklerinden birini oluşturur. Genel yaşam alanları, Güney Amerikan tropik ormanlarından, Gran Chaco kuru savanlarına, Meksika’nın yüksek bölgelerine ve Karibik adalarının dağlık ormanlarına uzanır.
Evcil olarak Amazonlar:Amazonlar sık- sık evlerde beslenilen papağanlar arasında rastlanılan türlerdendir. Hatta doğal ortamlarında bile yavru kuşlar yuvalarından alınıp evlerde evcil olarak severek beslenilir.Kuzey Amerika ve Avrupa da ise gri papağandan sonra gelen evcil beslenilen papağan türü olarak kabul edilir ve burada en çok tercih edilen amazon türler arasında mavi alınlı, sarı alınlı, kral amazonu, meale amazonu, Venezüella amazonu, sarı yanaklı amazon, beyaz alınlı amazon bulunmaktadır.Her türde olduğu gibi amazonlarında evcil beslenmede mutlaka eşli bakılması gerekir. Onlarında kendilerine göre her türde olduğu gibi tercihleri vardır ve bakımı sanıldığı kadar kolay değildir. Genelde dayanıklı ve kolay hastalanmayan kuşlar olarak bilinseler de özellikle ısı değişimi ve hava akımında çabuk ölme riskleri vardır. Eğer ki yavruluk döneminde alınmamışlarsa evcilleşmeleri bazen epeyi bir süre alacaktır. Ama alıştıktan sonra insana gayet yakın ve dost olan papağanlardır. Onları kafeste veya ufak tipte evlerde beslemek bu özelliklede tırmanıcı papağanlar için çokta mutluluk verici ve doğru sayılan bir bakım şekli değildir. Amazonların özellikle doğal yaşam şekillerini düşünecek olursak geniş alanlara ihtiyacı vardır. Yalnız ilginç olan bir noktada şu dur ki amazonlar diğer birçok papağan cinsinde olduğu gibi kötü veya yanlış bakı koşullarında dahi kolaylıkla tüy yolma veya kendine zarar verme eğilimine girmezler.Bunun dışında amazonlar öğrenme yetenekleri, göz alıcı renkleri ve konuşma kabiliyetleri gelişmiş türlerdir. Birde uzun yıllar eşsiz yaşamış olsalar bile uygun bir eşle kolayca üreyebilme özellikleride vardır.
ROSELLA PAPAĞANI
Genel bilgiler: Avustralya kökenli olan rosellalar, papağanlar arasında yaygın olarak beslenilen bir türdür. Çok önceleri muhabbet kuşları da rossela ailesinden sayılıyordu fakat yıllar içinde yapılan araştırmalar muhabbet kuşlarını bu guruptan ayırdı ve kendi başına bir aile olarak ele aldı.
Evcil olarak bakımları: Rosella alacak kişilere yapılması gereken ilk tavsiye aldıkları evcillerini önce hemen parazit bakımından geçirmeleri olacaktır. Rosellalar yerde yemlenen türler olduklarından bunlarda sıkça iç parazit gelişir ve bu da önlem alınması gereken önemli bir durumdur.Rosellalar arasında insanlar tarafından yaygın şekilde benimsenmiş 4–5 tür mevcuttur. Muhteşem görünüşlü göz alıcı renklerinden ötürü de sevilen papağanlar arasındadırlar. Diğer papağanlarla kıyaslandıklarında rahatsız edici bir sesleri de yoktur zaten bu da tercih edilmelerinin nedenlerinden birisidir. İyi bakıldıklarında da kafes ortamında 15–20 yıl yaşam süreleri vardır. Fakat önemle belirtmek gereken konu rosellaların eğitilebilirliklerinin çok düşük olmasıdır. Genelde eğitime yatkın türler değildirler ve kendi başlarına bırakılmayı severler. Kendileri içinde diğer türlerde alışmış olduğumuz eşlerin bir birini kaşıması ve tüylerini temizlemesi bunlarda görülen bir davranış değildir. Bu durumda zaten alışmalarında ki zorluk faktörlerinden bir tanesi olarak bilinir. Birlikte yaşadıkları kişilere alışmaları hem zor hem de çok uzun bir süreç ister. Karşılarına gelen her yeniliğe veya yeni şahsa karşı ürkek ve güvensiz bir tavır sergilerler. Başta da belirttiğimiz gibi çok hareketli bir tür olduğu için bunları piyasa da satılan mevcut kafeslerde barındırmak onlara işkence yapmak anlamında olacaktır. Deyim yerindeyse “kaplana kafese tıkamak” diye açıklanabilir bu durum. Gün içinde kısa dinlenme süreleri dışında sürekli bir hareket içinde olmayı severler ve kemirme güdüleri fazlasıyla gelişmiştir. Bu nedenle de barınakları içinde klasik tünekler yerine mutlaka, değişik şekillerde, üzerinden atlayıp tırmanabileceği ve rahatça kemirebileceği dallar olmalı. Mümkünse alanları da bir hayli geniş tutulmalı bunun için eğer rosella besleme kararı içindeyseniz kafes yerine daha geniş bir alan sunan oda tipi bir salmayı mutlaka tercih edin. İklim koşullarına karşın dayanıklı oldukları için, mevcut ikliminizde don tehlikesi varsa, buna önlem olsun diye ufak bir sığınma odası bulunan dış salmalarda da çok rahat üretip besleyebileceğiniz bir türdür. Dış salma yapmaya karar verdiğinizde dikkat etmeniz gereken tek konu üretim döneminde eşleri birbirinden sorun çıkarmayacak şekilde ayırabilecek salma modelinizin olması.
KAKARİKİ
Temel Özellikleri:Günümüzda yaygın olarak bulunan kırmızı önlü kakariki bir zamanlar vatanı olan Yeni Zelenda'da yok olma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Bunun üzerine, Yeni Zelenda Hükümeti bir üreme programı uyguladı ve başarılı oldu.
Üreme:Çok az paraket kakarikilerden daha üretkendir. Kuluçkalarında dokuz kadar yumurta olması doğaldır. Genç kuşlara uygun şartlar sağlanmalıdır, çünkü çiftler yılda iki kez yuvalar.
Eğer mümkünse, fazla üreme zayıflatacağından, dişilerin bir sezonda iki kezden fazla yavrulamasını önlemek gerekir. Bu paraketlerin tarçın ve benekli dahil birçok renk mutasyonu geliştirilmiştir.
Çeşitler:Sarı alınlı kakarikiler (Cyanoramphus Auriceps) kırmızı alınlılara göre daha az yaygındır, fakat ihtiyaçları çok benzerdir, gerçi diğerleri kadar yerde o kadar çok vakit geçirmezler.
Kırmızı önlü kakarikilerde, dişiler erkek kuşlara belirgin olarak daha küçüktür, bu çiftlerin kolay bir şekilde fark edilmesini sağlar.
Beslenme ve Barınma:Muhabbet kuşu yemi, meyve ve yeşil gıda önerilir. Bazen un kurtlarını da yer, bunu özellikle yavru yetiştirirken yapar.
Dayanıklıdır, kuşhanede barındırılabilir. Zemini kuru ve temiz tutmaya özen gösterilmelidir, çünkü tıpkı tavuklar gibi yerleri eşelediklerinden bağırsak kurtlarına karşı hassasiyet gösterebilirler.
LORY
Yaşam alanı;Molukkan ve Endonezya adalarıdır (Halmahera, Weda, Batjan, Obi Morotai ve Raou). Bu türe yeni yeşermekte olan hindistancevizi palmiyelerinde ve ekim alanlarında, bölge olarak her türlü ormanlık alanda, meyve ekim yerlerinde, bahçe ve parklarda rastlanabilir. Ayrıca sahil kenarlarında da bulunurlar.
Eşli ve küçük gruplar halinde bir arada barınan, bir ağaçta diğerine yüksek sesler çıkarıp uçan gayet, hareketli kuşlardır.
Genel tanımı; Yaklaşık 30 cm ebatları olan bu türü, başka bir lori türü ile karıştırmak pek mümkün değildir Ana rengi kırmızı ve yeşil tonlarından oluşur. Kafasındaki, göğüs bölgesinde ki ve karın kısmındaki tüyler parlak bir kırmızı tondadır. Üst kanatlarında sarı tonlar vardır. Alta doğru indiğinde bunlar koyuya yakın yeşil tonda olur. Baldırlarındaki tüyler ve sırt tüyleri de, koyuya yakın bir yeşil tondadır. Gaga rengi kavun içi olur ve göz rengi de sarıdan kavun içine dönen bir tondadır.
Üremesi;Üreme tarihleri ile ilgili elde kesin bir bilgi yoktur. Yuvalarını ağaç kovuklarındaki oyuklarda bazen de en yüksek ağaç tepelerinde yaptıkları bilinir. Kuluçkalarında bir defada en fazla 2 adet yumurta olur ve kuluçka süreleri 26 – 28 gün civarındadır. Yavruların tüylenmesi ve uçmaya başlaması ise 9 – 10 hafta içinde gerçekleşir. Bunu takip eden 3 hafta daha anne ve babaları tarafından beslenirler.
İlk evcildeki üretimleri 1913 de İngiltere’de yapılmıştır. Bunların bakım ve üretimi, Loro Parque’de ve de alt türleri dahil olarak uzun yıllardır başarıyla yapılmaktadır. Aslında başta sadece bir türünde başarı sağlanmış, fakat 2001 yılında bahsi geçen parkın yönetimine elen bay Reinschmidt’in bıkmadan ve yılmadan uğraş vermesi sonunda Lorius garrullus morotaianus türü de üretilebilmiştir.Evcil olarak tercih edilen bir lorri türüdür. Bunun nedeni de eşleştirip üretilmesinin artık kolay olmasıdır. Bunun yanı sıra çok iyi olan konuşma ve taklit yetenekleridir. Gayet sevimli cana yakın ve meraklı olurlar. Ayrıca aşırı hareketli papağanlardır. Yalnız çok gürültücü bir türdür. Bu gürültü yapma özellikleri zaten doğalarında olduğundan bunu alırken başta düşünmek gerekir. Bu durum sonradan geçebilecek bir özellik değildir.
MUHABBET KUŞU
Özellikleri :